Adalet

 İnsan sayısı birden fazla ise iletişim ne kadar önemli ise adalette o kadar önemli bir hal alıyor.

Kişi sayısı arttıkça ise bu kavramın önemi kişi sayısı ile birlikte artıyor. İnsanlığın gelişimi araştırıldığında dahi insanların kendilerini korumak için bir araya gelmesi (güvenlik) yaşam için yiyecek ve giyecek sağlamaları, kendilerini korumak için mağara gibi bir yerleşim yeri bulmaları ve ardından adaleti sağlayacak genel kurallar belirlemeleri geliyor.

Nitekim o zamanların devletimsi yapılarında dahi güvenlik ve adalet sağlama var. Dikkat ederseniz eğitim yok, sağlık yok, yol yapmak yok, ekonomi yok.

İlerleyen zamanlarda yine ticaret yapanları korumak, pazar yerini korumak gibi görevler edinmiş insanoğlu.

Nitekim iki kardeş bile anne babasından adalet bekliyor. Kendisinin ne kadar çok sevildiğini, onun faydası için elinden geleni yapmaya hazır anne babasını tanımasına rağmen en ufak bir anlaşmazlıkta adalet arıyor.

Okulda bir öğretmen aynı suça farklı bir ceza veya uyarı yaparsa da aynı durum geçerli hemen tepki geliyor. Mutlak güç diye bir kavram bile kalmıyor. İtaat yerine hemen hesap soruluyor. Hele birde haklı olduklarını düşünüyorlarsa.

Bizde öyle değil miyiz, film izlerken bile suçsuz insanların zarar görmesine dayanamıyor, kötü karaktere ceza vermek için içimizden çok farklı senaryolar yazmaya başlıyoruz.

Klasik söylemle yazıyı bitirelim, adalet hepimize lazım bu yüzden adaletsiz davranmayalım...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elektrik 1. Seviye Sorular